Jinekomasti terimi Yunanca gynec (kadınsı, feminen) ve mastos (meme) kelimelerinden köken alır; Erkek meme dokusunun herhangi bir nedenle aşırı büyümesini ifade eder.
Erkek meme dokusu da kadın memesi gibi süt sentezleyen bezler ve kanallar (glandüler doku) ve yağ dokusundan oluşur. Jinekomasti olgularında glandüler doku, yağ dokusu ve meme derisi değişik oranlarda büyür ve genişler. Bu büyüme gözle görülebildiği gibi elle muayene edildiğinde sert meme dokusu hissedilir. Cerrahi tedavi de Jinekomastiyi oluşturan komponentlerin durumuna göre farklılık gösterir.
Jinekomasti her yaşta görülebilir. Yeni doğanlarda anneden geçen östrojen hormonları nedeniyle oluşur ve bir kaç hafta içerisinde geriler. Ergenlik döneminin başında (13-15 yaş) erkeklerin yaklaşık %60’ında değişik derecelerde Jinekomasti gelişir ve bir kaç yıl içerisinde kendiliğinden geriler; 17 yaşına geldiklerinde görülme sıklığı %7.7’ye düşer. İleri yaşlarda da testosteron hormonunun azalmasına bağlı Jinekomasti görülme sıklığı tekrar artar.
Olguların %25-75 inde her iki memede de Jinekomasti gözlenir. Her iki memenin büyüklüğü olguların üçte birinde birbirinden farklıdır. Memelerde ağrı ve hassasiyet de bulunabilir.
Tüm Jinekomasti olgularının %25’inde ve ameliyatla tedavi edilen Jinekomasti olgularının yaklaşık %85’inde bir neden bulunamaz (idiyopatik Jinekomasti). Diğer taraftan kanda östrojen seviyesinin artışına veya testosteron seviyesinin azalmasına neden olabilen kanser (adrenal tümörler, testis tümörleri, akciğer kanseri, karaciğer kanseri vb), endokrin hastalıklar, metabolik hastalıklar, travma, psikolojik stres, obezite, ailesel özellik, viral enfeksiyon ve özellikle ilaçlar gibi bir çok değişik nedenle Jinekomasti gelişebilir.
Jinekomastinin cerrahi olarak düzeltilmesi öncesinde mutlaka bir endokrinoloji uzmanına muayene olunmalı ve Jinekomastinin nedeni araştırılmalıdır. Özellikle erişkin yaşlarda gelişen olgularda meme büyümesi çok daha ciddi başka bir hastalığın belirtisi olabilir ve kolaylıkla gözden kaçabilir. Diğer taraftan meme dokusunun ultrason ile muayenesi de hem meme kanseri yönünden hem de memenin yapısal durumu hakkında fikir vermesi açısından önemlidir.
Jinekomastili erkek hastalarda meme kanseri görülme sıklığı diğer erkek toplumundan farklı değildir. Ancak Klinefelter Sendromlu hastalarda tek taraflı Jinekomasti geliştiğinde meme kanserinden özellikle şüphelenilmeli ve meme biyopsisi yapılmalıdır.
Değişik çalışmalarda Jinekomasti nedeniyle ameliyat edilmiş erkek hasta gruplarında testis tümörü görülme sıklığı artmış olarak bulunmuştur. Bu nedenle Jinekomasti görülen erkeklerin testis tümörü yönünden değerlendirilmesi tavsiye edilmektedir.
Özellikle yeni doğanlarda ve ergenlik döneminde görülen Jinekomasti olgularında beklemek uygundur. Ergenlik döneminde 1-2 yıl içerisinde Jinekomastinin gittikçe gerilemesi beklenir. Eğer 13-15 yaşlarında başlamış bir Jinekomastide 17 yaş civarında hala gerileme olmuyorsa ve kişide ciddi psikolojik etkileri oluyorsa ameliyat yönünden değerlendirilmelidir.
Eğer Jinekomastiye yol açabilecek bir neden tespit edilirse, nedenin tedavisi ile Jinekomastide bir gerileme beklenebilir. İlaçlara bağlı gelişen Jinekomastide ilaç kullanımı kesildikten sonra bir yıl beklemek uygundur.
Jinekomastinin bekleme döneminde, meme dokusunu küçültmek amacı ile göğüs kaslarını geliştiren fizik egzersizler yapılır, ancak gelişen göğüs kasları Jinekomastiyi daha da belirgin hale getirir.
Aşırı büyüyen meme dokusunun yapısına göre Jinekomastiyi 3’e ayırmak mümkündür:
1. Glandüler Tip: Sert meme dokusu ağırlıktadır; cerrahi olarak çıkartılması gerekir.
2. Karışık Tip: Glandüler doku ve yağ dokusu fazlalığı vardır; cerrahi ve yağ alma (liposuction, liposakşın) kombine edilir.
3. Yağlı Tip: Yağ dokusu ağırlıktadır; sadece liposakşın ile tedavi edilebilir.
Simon tarafından 1973’te yapılan başka bir sınıflamada meme dokusunun büyüklüğü ve deri fazlalığı değerlendirilir:
Jinekomasti ameliyatının planlamasında
Eğer her iki meme başının çapları arasında fark varsa bu çapları eşitleyecek şekilde kesiler yapılabilir.
Meme ucunda sarkma varsa meme ucunu olması gereken yere getirecek farklı kesiler tasarlanabilir.
Deri fazlalığı olan Jinekomasti olguları: Deri fazlalığının söz konusu olduğu Jinekomasti olgularında derinin elastikiyeti ve kendini toparlama kabiliyeti önemlidir. Genç insanlarda, deri kalitesinin bozulmamış olduğu olgularda liposakşın ile yağlar alındıktan sonra 4-6 hafta süre ile bandaj uygulaması ile deri büzülür ve yeni şeklini alabilir; böylelikle fazla deriyi çıkartmak için ek kesiler yapmaya ve izler bırakmaya gerek kalmaz. Ancak aşırı derecede deri fazlalığı olan olgularda kesiler fazla deriyi de çıkartacak şekilde planlanır; sadece meme başı çevresinde daire şeklinde veya lolipop şeklinde veya ters-T şeklinde farklı izler oluşturulabilir.
Bazen fazla izden kaçınmak için önce liposakşın ve küçük kesi ile girilerek sadece meme dokusundaki fazlalık çıkartılır ve 6-9 ay beklenir. Bu süre zarfında fazla deride toparlanma olur. Bu süre sonunda hala deri fazlalığı söz konusu ise bu fazlalık çıkartılarak daha az iz bırakma yönüne gidilebilir.
Özet olarak; Jinekomastinin tek ve standart bir tedavisi yoktur. Hangi yöntemin hasta için en uygun olacağına plastik cerrah hasta ile konuşarak ve olası sonuçları tartışarak birlikte karar verir.
Çok küçük ve sınırlı olgularda intravenöz sedasyon ve lokal anestezi ile ameliyat yapılabilir. Daha ciddi ve çift taraflı olgularda ameliyatın genel anestezi altında yapılması daha konforludur.
Ameliyat sonrası ameliyat alanlarında kan ve sıvı birikimini önlemek üzere bir kaç gün süre ile drenler bulunabilir.
Dikişler genellikle deri içine gizlenecek şekilde atılır. Cilt dikişleri var ise 5-7 gün sonra alınır.
Ameliyat bölgesinde kan ve sıvı birikimin önlemek, derinin zemine yapışmasını ve toparlanmasını sağlamak için 4-6 hafta süre ile tubüler bandaj kullanmak gerekir.
Ameliyat sonrası dönemde ameliyat bölgesinde yara açılmasını, kan veya sıvı birikmesini önlemek amacıyla 6 hafta süre ile aktif spor aktiviteleri kısıtlanır.
En sık gözlenen estetik komplikasyonların başında, plastik cerrah olmayan doktorların yaptığı ameliyatlara bağlı, meme başında bir krater gibi içeriye çökme (çay tabağı görüntüsü) veya tam tersi sahanda yumurta şeklinde farklı biçimlerde olabilen şekil bozuklukları gelmektedir.
Ameliyat sonrası erken dönemde en sık ameliyat bölgesinde hematom (kan) veya seroma (doku sıvısı) birikimi, enfeksiyon ve meme başının tam veya kısmi dolaşım bozukluğu gözlenir.
Ameliyat sonrası geç dönemde en sık memedeki deformitenin aşırı düzeltilmesi veya yetersiz düzeltilmesine bağlı şekil bozuklukları, her iki meme arasındaki asimetriler ve meme başının yanlış yerde olması gibi komplikasyonlar izlenebilir. Meme ucunda uyuşukluk, kahverengi kısımda renk değişiklikleri, ameliyat izinde kötü yara iyileşmesi diğer komplikasyonlar arasında sayılabilir.

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif
Cerrahi Uzmanı
İşlemlerimiz hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.
Bilgi almak için e-posta gönderebilir veya telefonla bize ulaşabilirsiniz.
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Beşir Öztürk, doğal, dengeli ve estetik sonuçlar için en güncel cerrahi teknikleri uzun yıllara dayanan deneyimiyle bir araya getiriyor.
Her prosedür, sizi en iyi şekilde yansıtacak ve kendinizi yeniden keşfetmenize yardımcı olacak şekilde özenle planlanıyor.